YAZILAR
YAZI KATEGORİLERi : Tümü · Mesleki · Yurtdışı · Serbest 
 Biyoteknoloji Alanında Yüksek Lisans
27 Aralık 2002, Cuma 
 Mesleki 
"Bütün genler eşittir."
MBG Atasözü

Merhaba,

Ekonomik krizle birkaç ay boğuştuktan sonra İTÜ ile DPT´nin ortaklaşa düzenlediği ve gerek araştırma olanaklarıyla, gerek genel/idarî olanaklarla (ücretsiz yurt, araştırma asistanı kadrosu, sisteme bağlı bilgisayar vs.) çekici hâle getirdiği "İleri Teknolojiler" http://www.be.itu.edu.tr/ate programlarından "MOLEKÜLER BİYOLOJİ, GENETİK ve BİYOTEKNOLOJİ" yüksek lisans programında eğitimini sürdürmeye karar vermiş bir 2001 mezunuyum. Dolayısıyla İTÜ Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü´nde (MBG) araştırma asistanıyım şu anda; 9´dan 6´ya deney yapıyorum bölümde genellikle, çoğu zaman hafta sonları da kampüste bulunuyorum (mikroorganizmaların yaşam döngüsünü belirleyemezsiniz kolay kolay, onlar sizinkini belirler) ama yönetsel ya da eğitsel yükümlülüklerim yok; yani derse girmem, sınav kâğıtlarını okumam, öğrenci işleriyle ilgilenmem vb. söz konusu değil. Şu anda tez aşamasındayım, çalışmalarım Aspergillus enzimleri ve morfolojileri üzerine olacak. Buradaki iki dönemim için eğitim ve öğretim yaşamımın en zor yılıydı diyebilirim; ayrıntılar sonraki satırlarda anlatıyor zaten.

Biyoteknoloji denince aklınıza lütfen (en azından öncelikle) Frankensteingil gıdalar, derisi genetik şifresi üzerinden soyulmuş son model İsrail tavukları gelmesin! Bu alanda çalışan insanların çoğu mikroorganizmalardan öteye gitmiyor (yine en azından şu aşamada). Her zaman genetik modifikasyon gerekmiyor biyo- olan prosesler için. Genetik modifikasyonların çevreye sızıp sızmadığının denetlemesi de pek çok ciddî araştırmacı tarafından çalışılan konular arasında. İnsanın bir şekilde diğer yaşam formlarının sahibi değil, onlarla birlikte doğanın parçası olduğunu kabullenmesi gerekiyor; gerisi kolay! Hepimiz ortaokuldaki Türkçe kitaplarımızda "Türklerin Çiçek Zevki" parçasını okumuşuzdur ne de olsa; bu bahsi geçiyorum.

Elimizde biyoteknoloji yapmak yani canlı organizmaları, onların metabolitlerini, yapıtaşlarını ilk defa ya da daha verimli üretmek, bu üretimlerden yararlanmak için bazı araçlar var. Başlıcalarından bahsedeyim:

Fermentasyon Teknolojisi: Canlı organizmaları kullanarak biyokütle ya da metabolit üretimi, üretim koşulların iyileştirilmesi, rekombinant suşların üretim süreçlerine katılması; minimum parayla maksimum ürün ya da "makale" üretilmesi. Kısaca fermentasyon her şeydir. Fermentasyon teknolojisi oturtulmadan hiçbir biyo- ürün ticarîleştirilemez (Örnek: Bira, yoğurt, ekmek, sitrik asit, lipaz üretimi vs).

Enzim ve Hücre İmmobilizasyonu: Sürekli (continuous) fermentasyonlarda hücre ve enzimlerin immobilize edilmesi (tutuklanması) yoluyla üretim verimlerinin arttırılması (Örnek: k karrageenan matrikslere küf tutuklayarak sitrik asit üretim veriminin arttırılması).

Moleküler Biyoloji / Moleküler Genetik / Moleküler Biyoteknoloji: Canlı organizmaların genetik özelliklerinin moleküler düzeyde analizi, bu özelliklerin başka canlılara aktarılıp aktarılamayacağının belirlenmesi, aktarılabilirlerse aktarım yollarının saptanması ve bütün bunlar sonucunda gen terapisi ya da rekombinant teknolojilerle üretilen büyüme faktörlerinden genetikçe değiştirilmiş gıdalara, yenilebilir aşılara uzanan bir çeşitlilikte ürünlerin ilk defa ya da daha verimli üretilmesi (Örnek: Laktik asit bakterilerinin genetik şifrelerinin çözülmesi, gerekli modifikasyonların yapılması, probiyotik suşların ve ürünlerin üretimi).

Metabolizma Mühendisliği: Bilinen canlı metabolizmalarının rekombinant teknikler, mutagenezler vb. yardımıyla değiştirilmesi (Örnek: Laktat yerine organizmanın daha yüksek ekonomik değere sahip etanolü üretmeye programlanması).

Ayırma ve Saflaştırma Teknolojileri: Bütün ayırma yöntemleri gerekebilir ama kromatografi ve elektroforez en çok kullanılanlar.
Isı ve Kütle Transferi / Termodinamik / Reaktör Tasarımı / Enzim Kinetiği (Kimyasal Kinetik) / Akışkanlar Mekaniği / Matematik / Biyokimya / Hücre Biyolojisi : Hangilerinin ne kadar kullanılacağı çalışılan konunun özelliklerine bağlı. Şu aşamada çoğunu kullanmadığımı söyleyebilirim ama uzun zamandır çalışan, ürün ya da makale üreten pek çok insanın çoğunu kullandığından en ufak bir şüphem yok.

Toparlayacak olursam, moleküler biyoloji/genetik teknikleri ve onları ortaya çıkaran düşünce altyapısı, ancak yılların emeği sonucunda sindirilebilecek şeyler demeliyim. Bugün elimize erleni alıp yarın yeni canlılar üretmek pek mümkün değil. Açıkçası 4-5 aydır aralıksıza yakın laboratuvardayım ama henüz genetik modifikasyon yapmadım. Bir süre daha kimyasal yöntemler, klasik fermentasyon, saflaştırma teknikleri gibi konular ve bunlara dayalı analizlerle yetinmem hem zorunlu, hem de doğru olan. Amaç temel bilim değil biyoteknoloji yoluyla üretim ise öğrenilenler az da olsa onları hayata geçirmek hedeftir. Kısaca bu "multi-disipliner" yüksek lisans programının amacı, temel bilimcinin araştırıcılığı ve merakını, mühendisin üretimine dönüştürmek.

Şu an ülkemizde temel bilim amacı baskın "Moleküler Biyoloji ve Genetik" bölümlerine ek olarak "Biyoteknoloji" adıyla açılmış bölüm ve lablar da var. Bu dalda uzmanlaşacak mühendisler için İTÜ MBG´yi, ODTÜ Biyoteknoloji´yi, yüksek teknoloji enstitülerimizi, Sabancı Biyomühendislik´i ve tabii ki TÜBİTAK´ı önerebilirim. Çok uzağa gitmesek ve yalnız kendi fakültemizin Kimya Mühendisliği Bölümü´nde niye lipaz immobilizasyonu çalışmaları var diye düşünsek bile kârdır.

Zaman ve olanak sorunu olduğunu çok iyi biliyorum ama bölümümüzün lablarının daha yoğun kullanılmasını ve en azından son sınıf öğrencilerinin buralarda yeni şeylerin arayışına azıcık da olsa girmesini uzun vadede zorunluluk olarak algılamak durumundayız diye de düşünmekten alamıyorum kendimi. İnsanlara rekombinant Saccharomyces ile üretilmiş ekmek yediremeyiz belki ama neden sitrik asit üretimini daha ucuza getirmeyelim ya da yeni probiyotik suşlar üretmeyelim? Gıda biyoteknolojisi kavramının karşıladıkları, bu soru ile özetlenebilir sanıyorum.

İçten sevgi ve saygılarımla,
İbrahim GÜLSEREN

igulseren@yahoo.com
ibrahim@be.itu.edu.tr


          İbrahim Gülseren (2001 Mezunu)


Diğer Yazıları
 
geri

yukarı 
9 Eylül 2010
Perşembe

İ.T.Ü.

devres.net

İTÜ GIDA MÜH.

Elimko

.:. ana sayfa .:. editörden .:. mezunlar .:. öğrenciler .:. yazılar .:. firmalar .:. eleman-iş .:.
.:. haberler .:. duyurular .:. öğrencilerin köşesi .:. linkler .:. gülmece .:. albüm .:. forum .:.


TAYBO.NET