YAZILAR
YAZI KATEGORİLERi : Tümü · Mesleki · Yurtdışı · Serbest 
 Cleveland'da Biyomedikal Mühendisliği
7 Kasım 2003, Cuma 
 Yurt Dışı 
Herkese merhaba, bilmeyenler için kendimi tanıtayım; 98 mezunlarından Metin Yavuz. Şu anda ABD´de Cleveland State Universitesi´nde biyomedikal mühendisliği üzerine doktora yapmaktayım. Burada hemen akla biyomedikal mühendisliğinin ne olduğu, neyle ilgilendiği sorusu gelebilir. Bu dalı kısaca tıp mühendisliği olarak nitelersem yanlış yapmam herhalde. Tıpta kullanılan her türlü alet ve ekipmanın dizaynı, üretimi ve analizi biyomedikal mühendisliğinin konularıdır. Ayrıca insanın fizyolojik sürecinde karşılaştığı her türlü hastalığa ve tedavisine mühendislik açısıyla yaklaşan bilim dalı olarak da tanımlanabilir.

98´de lisans eğitimimi bitirdikten sonra mesleğim hakkında biraz daha kendimi eğitmeye karar verdim. Staj yaptığım işyerlerinde çalışan mühendislerin sürekli aynı işleri yaptığını gözlemlediğimde özel sektörün benim için pek cazip bir yönü kalmamıştı. Tabii bütün mühendislerin aynı rutin işlerle uğraştığını iddia etmiyorum. Bu yüzden daha dinamik bir alan olduğunu düşündüğüm akademisyenlik yönünde yol almaya karar verdim. Lisans tezimin deneysel olması, yaptığım işten zevk almam ve danışmanım, değerli hocam Mehmet Ak´ın tavsiyeleri de benim için bu yolun hazırlayıcıları oldu. Bu yüzden lisansı bitirir bitirmez bölümde yüksek lisans öğrenimime başlayıp 98 Aralık ayında da Gıda Teknolojisi ABD´ye araştırma görevlisi olarak atandım.

Ancak benim için asistanlık görevi beklediğim kadar da tatmin edici olmadı. Benim hatalarım da dahil olmak üzere bazı nedenlerden dolayı bu duyguyu yeterince hissetmediğimi itiraf edebilirim. Bu nedenlerin en başında hocam Mehmet Ak´ın bölümden ayrılması geliyordu. Ancak şunu söyleyeyim, tezimle uğraşmak ve görevlendirildiğim derslerde öğrencilere elimden geldiği kadar yardımcı olmak benim için gerçekten çok zevkliydi.

Master öğrenimimin ikinci yılında Makina Mühendisliği Bölümünde master yapan bir arkadaşım, şu anda bulunduğum bölümden doktora kabulü alarak ABD´ye geldi. Daha sonra beni de yanına çekerek yalnızlıktan kurtulmak istediği anlaşılan arkadaşım (:)) sürekli biyomedikal mühendisliğini övmeye, daha doğrusu beynimi yıkamaya başladı (:)). Ben de sadece onun dediklerine inanmayıp, biraz araştırma yaptığımda gerçekten bu dalın çok yeni olduğunu, oldukça ilginç araştırmalar yapıldığını ve önemli bir potansiyeli olduğunu gördüm. Aklıma gelen, 7 senelik (4 lisans+3 master) gıda mühendisliği öğrenimimi bir kenara koyup tamamen yeni bir konuda doktoraya başlamanın zorlukları ve dezavantajları sorularını, İTÜ´nün bize vermeye çalıştığı "öğrenmeyi öğrenme" felsefesi ile aşabildim. Ayrıca biyomedikal mühendisliği doktorası yapmakla gıda mühendisi ünvanımı da arkada bırakmıyordum. Uzun lafın kısası başvuru için gerekli olan GRE (Q+A=1410), TOEFL (583) sonuçlarımı ve diğer belgelerimi de göndererek sonuçta ben de doktora ve asistanlık için kabul aldım. Bu arada ben üniversitede çok iyi bir öğrenci değildim (Not ortalamam: 2.64).

Kabul alma prosedürünü ve ABD´deki ilk anıları diğer arkadaşlar detaylı olarak anlattığı için ben değinmiyorum.

Amerika´da hayata ve çalışmaya adapte olmak benim için o kadar da kolay olmadı. Bu arada hemen söyleyeyim ben doktora yaptığım üniversitede çalışmıyorum. Cleveland şehrinde bulunan ABD´nin en iyi hastanelerinden biri olan Cleveland Clinic Foundation´in bünyesinde bulunan araştırma enstitüsünün, Lerner Research Institute, Biyomedikal Mühendisliği Bölümu´ndeki Heart Valve Laboratory´de çalışıyorum (suyunun suyunun suyu :)). Bağlı olduğum üniversiteyle adı geçen enstitü arasındaki anlaşma gereği öğrenciler enstitünün Biyomedikal Mühendisliği Bölümü´nde bulunan (misafir) öğretim görevlileriyle çalışıyor. Tahmin edebileceğiniz üzere bu enstitü tam manasıyla bir akademik kuruluş değil, biraz daha ticari bir anlayış hakim. Hocalar yaptıkları çalışmayla (proje) ilgili desteği (grant) özel sektörden, devlet enstitülerinden veya vakıflardan alıp laboratuar ve kadrolarını oluşturuyorlar. Tabii bu pozitif geri beslemeli (positive feedback) bir olay. Ne kadar destek alırlarsa o kadar yayın yapıyorlar, ne kadar yayın yaparlarsa da o kadar destek alıyorlar. Aldıkları destek oranında da aylık ücretleri artıyor. Yani bizdeki gibi az iş yapanla çok iş yapan aynı ücreti almıyor.

Durum böyle olunca da hocalar (patronlar) öğrenci dahi olsanız sizden, size ödedikleri paranın (yaklaşık 1200$/ay) üstünde iş bekliyorlar. Her hafta Pazartesi (bizim lab.da Pazartesi :)) yapılan durum toplantılarında "geçen hafta benim için ne yaptın" diye soruyorlar. Tabii aslında işin farkındaysanız bu aslında kendinizi de kapsayan iki boyutlu bir soru. Çünkü teziniz çalıştığınız projeden çıkacaktır. Bu duruma alışmam biraz zaman aldıysa da şu anda halimden memnunum. Hatta bir sebepten toplantı iptal edilecek olsa hayıflanıyorum (Allah´tan lab.daki Amerikali arkadaşlar bu yazıları anlamıyor :)). Yani oldukça dinamik bir ortamın içindeyim ve bu beni mutlu ediyor. Ancak bu temponun içinde şimdiye kadar (1.5 sene) çesitli konferanslara 2 tane özet gönderebildim ki bu beni üzüyor.

Burada 7 senelik öğretimimden sonra her şeye yeni başladım sayılır. İTÜ´de aldığım formasyon genel itibarıyle bana yeterli geldi. Ancak şu anda keşke özellikle Matematik derslerini sindirerek geçseydim diyorum. Dediğim gibi öğrenmeyi bildikten sonra sorun yok. Ancak bunun da zaman aldığı herkesin malumu. Bence İTÜ Gıda Mühendisliği Bölümünün tek eksikliği Matlab, Mathematica, Maple vb. programlama dillerinden en azından birinin gösterilmemesi ve mühendisler için gerekli olan mekanik dersinin en azından başka bir dersin içinde sunulmamasıydı. Gerçi asistanlığımın son yılında müfredata Mathematica derslerinin konulduğunu hatırlıyorum. Ayrıca Basic öğretmesi gerekirken, diğerlerini tamamen ikame etmese de, Onur Bey´in imkanları zorlayarak bize Excel öğretmesi bu eksikliği telafi eden bir durumdu. Ben sonuç itibarıyle burada Matlab ve C++ öğrendim ama onlara harcadığım zamanı başka eksikliklerimi kapamak için kullanabilirdim. Ancak yine de bu tür bir dil bilmeden mezun olan mühendislerin çoğu bence tek kolu noksan olarak iş hayatına başlarlar.

Halihazırda öğrenci olan arkadaşlara tavsiyem, derslerinizi hakkını vererek geçin. Çünkü ileride neyle karşılaşacağımızı hiçbirimiz bugünden bilmiyoruz. Her türlü duruma karşı kendilerini hazırlayanlar hayatta diğerlerinden daima bir adım öndedirler. Öyleyse bence o bir adımın avantajlarını kaçırmayalım.

Neyse ben daha fazla başınızı şişirmeden yazıma son noktayı koyarken size web sayfamı vereyim;

http://www.lerner.ccf.org/bme/valve/personnel/yavuz

Bir de hemen burada, öğrenim hayatım boyunca bana örnek olan ve buraya gelmemde yardımcı olan başta M. Mehmet Ak ve Y. Onur Devres olmak üzere bütün hocalarıma teşekkür etmek istiyorum.

Herkese çalışma hayatında başarılar.

Metin Yavuz


          Metin Yavuz (1998 Mezunu)

Resim 1
Resim 2
Resim 3

Diğer Yazıları
 
geri

yukarı 
7 Eylül 2010
Salı

İ.T.Ü.

devres.net

İTÜ GIDA MÜH.

Elimko

.:. ana sayfa .:. editörden .:. mezunlar .:. öğrenciler .:. yazılar .:. firmalar .:. eleman-iş .:.
.:. haberler .:. duyurular .:. öğrencilerin köşesi .:. linkler .:. gülmece .:. albüm .:. forum .:.


TAYBO.NET